Bu yazımızda konuyu daha derinlemesine incelemeyi ve glutenin neden ve ne zaman sağlığınıza zararlı olabileceğini ve glutensiz beslenmeyi kimlerin uygulaması gerektiğini açıklamayı amaçlıyoruz.
Gluten tam olarak nedir ve sağlığınız için neden kötü olabilir?
Glutenin en basit açıklaması buğday, arpa ve çavdar başta olmak üzere belirli tahıllarda bulunan bir protein türü olmasıdır. Özellikle buğday söz konusu olduğunda, gluten kategorisine giren iki temel protein türü vardır: gliadin ve glutenin. Bu proteinler, bitkinin büyümesi ve çimlenmesi sırasında kullanılmak üzere tohumda depolanan besin rezervleri arasında yer alır. Aynı zamanda hamurun elastikiyet kazanmasına, gazı tutarak kabarmasına ve ekmek, kek gibi ürünlere karakteristik yapı ve doku kazandırmasına yardımcı olur. Bu nedenle gluten, birçok fırıncılık ürününün istenen görünüm, hacim ve yapısının oluşmasında önemli bir rol oynar. Arpa ve çavdarda bulunan benzer depolama proteinleri sırasıyla hordein ve sekalin olarak adlandırılır. Bu proteinler teknik olarak farklı isimlere sahip olsalar da yapısal benzerlikleri nedeniyle genel olarak gluten proteinleri grubunda değerlendirilirler.
İnsanlar neden glutensiz beslenmeye yöneliyor? Gluten sizin için kötü mü?
Bazı kişilerin glutene karşı intoleransı vardır. Gluten yemek onları rahatsız eder. Çölyak hastalığı, vücudun bağışıklık sisteminin bağırsaktaki glutene saldırarak çeşitli potansiyel semptomlara ve bağırsak zarında ciddi sağlık komplikasyonlarına yol açabilecek hasara neden olduğu bir otoimmün bozukluktur. Çölyak hastalığı yaklaşık 100 kişide bir kişiyi etkiler. Çok daha fazla sayıda insanda çölyak dışı gluten duyarlılığı (NCGS) vardır; bu, ağrılı ve zayıflatıcı semptomlara neden olan ancak aynı türden bağırsak hasarına yol açmayan glutene karşı bir intoleranstır.
Glutenin, çölyak hastalığı dışındaki bazı sağlık durumlarıyla da ilişkili olabileceği öne sürülmektedir. Bu durumlar arasında irritabl bağırsak sendromu (İBS), bazı sindirim sistemi rahatsızlıkları ve çeşitli otoimmün hastalıklar yer almaktadır. Ayrıca geçmişte gluten ile otizm gibi nörogelişimsel durumlar arasında olası bağlantılar da araştırılmıştır. Ancak bu ilişkilerin tümü için bilimsel kanıtlar aynı düzeyde güçlü değildir. Bazı bağlantılar bilimsel çalışmalarla desteklenirken, bazıları halen tartışmalı olup kesin sonuçlara ulaşılabilmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.
Peki gluten herkes için sağlıksız mıdır?
Şu anda genel nüfusun glutenden kaçınması için net bir tıbbi tavsiye bulunmamaktadır. Bununla birlikte, bu yazının ilerleyen kısımlarında açıklanacağı gibi, glutenin çeşitli otoimmün hastalıklara, sindirim sistemimizden kaynaklanabilecek diğer durumlara ve belirli gıdalara verilen reaksiyonlara katkıda bulunmadaki olası rolü hakkında çalışmalar devam etmektedir.
Glutensiz beslenmeye geçme nedenleri
Gluteni diyetten çıkarmanın çoğu insan için belirgin bir fayda sağladığı kesin olarak gösterilememiştir. Ancak çölyak hastalığı gibi bazı durumlarda glutensiz beslenme zorunludur. Ayrıca glutenin çeşitli sağlık sorunlarıyla ilişkili olabileceğine dair görüşler, daha fazla kişinin glutenden kaçınmasına neden olmaktadır.
Çölyak hastalığı
Çölyak hastalığı, diyette glutenin bulunmasıyla tetiklenir. Sıkı bir glutensiz diyetin uygulanması çölyak hastalığının tek tedavisidir ve vakaların büyük çoğunluğunda semptomları ortadan kaldırmada ve bağırsakta oluşan hasarın tanıdan önce iyileşmesine izin vermede son derece etkilidir. Glutensiz diyet aynı zamandaçölyak dışı gluten duyarlılığının (NCGS) tek etkili tedavisidir.
IBS
Çalışmalar, IBS hastası olan kişilerin yaklaşık üçte birinin glutensiz diyete geçtiklerinde durumlarında iyileşme gördüklerini göstermiştir. Bununla birlikte, bu bireylerden hangilerinin glutenden kaçınmanın veya daha az karbonhidrat ve özellikle FODMAP kısa zincirli karbonhidratları yemenin etkilerinden, diyet değiştirmenin ve bazı tahıl ve nişastalardan kaçınmanın bir sonucu olarak fayda sağladığını belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.
İltihap ve sızdıran bağırsak sorunu
Bağırsak duvarı, hangi maddelerin kan dolaşımına geçeceğini kontrol eden koruyucu bir bariyer görevi görür. Ancak çölyak hastalığı tedavi edilmediğinde olduğu gibi bağırsak bariyerinin zarar gördüğü durumlarda, bu koruyucu yapı zayıflayabilir. Sonuç olarak, kısmen sindirilmiş besinler, mikroorganizmalar veya çeşitli maddeler bağırsak duvarını aşarak çevre dokulara ulaşabilir ve inflamasyonu (iltihaplanmayı) tetikleyebilir. Bazı kişilerde glutenin, bağırsak hücrelerinden zonulin adı verilen bir proteinin salınmasını uyardığı düşünülmektedir. Zonulin, bağırsak hücreleri arasındaki sıkı bağlantıları düzenleyen bir proteindir. Bu bağlantıların gevşemesi, bağırsak geçirgenliğinin artmasına ve bağırsak duvarında daha geniş geçiş alanlarının oluşmasına neden olabilir.
Halk arasında sıklıkla “sızdıran bağırsak” olarak adlandırılan bu durumun, çölyak hastalığı, Crohn hastalığı ve irritabl bağırsak sendromu (İBS) gibi bazı gastrointestinal hastalıklarda rol oynadığı bilinmektedir. Ayrıca bazı araştırmalar, artmış bağırsak geçirgenliğinin tip 1 diyabet, lupus ve multipl skleroz gibi otoimmün hastalıklar; kronik yorgunluk sendromu, artrit, fibromiyalji, alerjiler, astım, akne ve obezite gibi çeşitli sağlık sorunlarıyla ilişkili olabileceğini öne sürmektedir. Ancak bu ilişkilerin neden-sonuç düzeyinde açıklanabilmesi için daha fazla bilimsel araştırmaya ihtiyaç vardır.